AVUKATA SOR
Avukata sor başlığı altında bu sayfada sizlerden gelen çeşitli sorulara hukuki cevaplar bulabilirsiniz.
avukata sor
Sizlerin de eğer cevap beklediğiniz hukuki sorularınız varsa;
bilgi@avukatakpinar.com eposta adresine
- – İsim
- – Soyisim
- – Eposta
- – Telefon
bilgilerini içerir eposta yollayabilir,
veya sayfanın altındaki yorum bölümünü başına “avukata sor” yazarak doldurup sayfaya sorunuzu içerir yorum ekleyebilir,
ve sitedeki “avukata sor” sayfasından cevapları takip edebilirsiniz.
Avukata Sor: Avukat AKPINAR Hukuk Bürosu hangi dillerde hizmet vermektedir?
Avukat Burak AKPINAR: Hukuk büromuz Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Çince hizmet vermektedir.
Avukata Sor: Avukat AKPINAR Hukuk Bürosu sadece Türkiye’de mi dava açılmasına yardım ediyor?
Avukat Burak AKPINAR: Hukuk büromuz başta Fransa, Almanya, Belçika, vb Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, Amerika, Rusya, Asya, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın Magreb ülkelerinde (Fas, Tunus, Cezayir) danışmanlık ve avukatlık hizmetleri vermekte ve açmak istediğiniz davalarınızı üstlenmektedir.
Avukata Sor: Yabancılar Türkiye’de dava açabilirler mi?
Avukat Burak AKPINAR: Evet yabancı ülke vatandaşları Türkiye’de dava açabilirler.
Avukata Sor: Sağlık hukuku kavramı neleri kapsamaktadır anlatır mısınız?
Avukat Burak AKPINAR: Öncelikle kişinin vücut bütünlüğü ulusal anlaşmalarla ve ülke yasalarıyla korunmuştur. Bununla birlikte yasanın ihlali halinde birtakım cezai yaptırımlar da söz konusudur. Devlet hastanelerinin hukuki sorumluluğu, özel hastanelerin hukuki sorumluluğu, hekimin sözleşmeden doğan sorumluluğu, hekimin cezai sorumluluğu, malpraktis (hastane ve diğer sağlık personelinin yanlış sağlık uygulamalarıdır. Halk arasındaki deyimiyle doktor hatasıdır), bu davalardan doğan maddi-manevi tazminat davalarını sayabiliriz.
Avukata Sor: Sağlık Hukuku alanındaki uygulamada en çok hangi davalarla karşılaşılıyor?
Avukat Gülben AKPINAR: Uygulamada en çok hekim hatalarından ve sağlık personeli hatalarından çıkan davalarla karşı karşıya kalmaktayız.
Avukata Sor: Hasta-hekim ilişkisinde karşılaşılan sorunlar nelerdir?
Avukat Gülben AKPINAR: Hasta üzerindeki en basit operasyonlarda dahi “aydınlatılmış onam” zorunludur.
Avukata Sor: Aydınlatılmış Onam kavramı nedir?
Avukat Gülben AKPINAR: Hasta üzerindeki en basit operasyonlarda dahi hastanın kendisine uygulanacak operasyonun artılarının ve eksilerinin hukuken anlatılması zorunluluğudur.
Avukata Sor: Hukuki yaptırımlar Aydınlatılmış Onam ile mi başlar?
Avukat Gülben AKPINAR: Hastanın da bu onama rıza göstermesiyle birlikte hukuken yaptırımlar doğmaktadır. Söz konusu durumlara, ameliyat ya da tedavi aşamasında bazı sorunlar eklenebilmekte örneğin, ameliyat esnasında kişiye yanlış bir tedavi uygulanmakta hasta uzuv kaybı yaşamakta ya da estetik ameliyatlarda uzuv üzerinde yapılan estetik müdahaleler hasta tarafından beğenilmeyebilmektedir. Bu ve buna benzer operasyonlar hastanın ya da veli ya da vasisinin imzasıyla yazılı olarak gerçekleştirilmekte; ortaya çıkabilecek sorunlar hukuken kontrol altına alınmak istenmektedir. Uygulamada özellikle yurt dışında yaşayan Türk ya da yabancı vatandaşlar; estetik ameliyat, implant, lazerle göz ameliyatı, saç ekimi gibi ameliyatları yaptırmak için Türkiye’ye rağbet etmekte ve bir sağlık turizmi oluşturmaktadırlar. Tahmin edilebileceği üzere kimi zaman beklenmeyen sonuçlar oluşabilmektedir.
Avukata Sor: Estetik ameliyat, implant, lazerle göz ameliyatı, saç ekimi gibi ameliyatlardaki kusurlar sebebiyle maddi ve manevi tazminat talep etmek mümkün müdür?
Avukat Gülben AKPINAR: Konuyu biraz açmak gerekirse, Yargıtay bir kararında, burun estetiği ameliyatı sonucu hasta burun görünümünden memnun kalmamış bunun üzerine davalı, ameliyatta konan alçıyı davalının çıkarması sonucu burnun çöktüğünü, o nedenle ikinci ameliyat ile buruna kemik koyduğunu, davalının bundan da memnun olmaması üzerine ameliyat giderlerini yüklenerek, başka uzmana davacıyı ameliyat ettirip burnuna kıkırdak koyulduğunu, olayda ihmali ve kusuru bulunmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir. Davacı ise, estetik bir görünüm kazandıracağını ikna ve taahhüt ederek davalı doktorun burnunu ameliyat ettiğini, fakat meslek hatası ve kusur sonucu burnunun çöktüğünü ve yüzünün tamamen değişip çirkinleştiğini öne sürerek 5.000.000 TL maddi, 25.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Delil olarak dayanılan ve dosyaya konulmuş davacıya ait fotoğraflara bakıldığında, davacının ameliyat öncesi burnu ile ameliyat sonrası meydana gelen burnu arasında kıyaslanamayacak oranda fahiş ve çok açık farklılık ve çöküntünün hâsıl olduğu, adeta burnun yüz düzeyine dağılmış bir hale geldiği görülmektedir.
Avukata Sor: Estetik ameliyatlar hangi sözleşme türüne dahildir?
Avukat Gülben AKPINAR: Estetik ameliyatlarda hekim ile hasta arasında eser sözleşmesi vardır. Hekim kendisinden beklenen özeni göstermek zorundadır. Estetik cerrah, işin niteliği gereği diğer cerrahlara göre daha fazla dikkat ve özen göstermekle yükümlü olduğundan, sorumluluğu da diğer hekim ve cerrahlarınkinden daha geniştir. Bu davada Yüksek Sağlık Şurası, davacı aleyhine karar vermiş davayı reddetmiş iken; Yargıtay, delillerin takdirinde hata olduğundan mahkemenin kararını bozmuştur.
Avukata Sor: Estetik ameliyatlarda zarar tazmini nasıl istenebilmektedir?
Avukat Burak AKPINAR: Varlığını ve tutarını kanıtlayabildiği ölçüde, fiilî zararlarının ve yoksun kaldığı (kazanç kaybı) kârının karşılanmasını zarar veren borçlu hekimden isteyebilir.
Avukata Sor: Zarar tazminine örnek verebilir misiniz?
Avukat Burak AKPINAR: Örneğin, burun ve yanak üzerinde üstlendiği ameliyatı hatalı yapan bir estetik cerraha karşı, zarar gören bir fotomodelin beklediği reklâm ve tanıtım tekliflerini alamamış olması halinde yoksun kalınan kazanç; hekimin hastasını kusurlu ameliyat etmesi sonucunda daha sonra ikinci kez ameliyata alınmak zorunda bırakması durumunda hastasının ayrıca ödemek zorunda kaldığı ek masraflar ise fiilî zarar kalemi olarak maddî tazminat davasında parasal tazmin konusu yapılabilir. Duruma göre değişebilmektedir.
Avukata Sor: Peki örneğin, hatalı implant diş yapımında ne gibi sonuçlar doğmaktadır?
Avukat Burak AKPINAR: Öncelikle şundan da bahsetmekte fayda var. Türkiye’de implant vb. diş ile ilgili sağlık turizmi oluşmuştur. Kişilerin nasıl bir diş merkezinde diş yaptırdıkları önemlidir. Hasta, hekime ve kuruma güven duymalıdır. Yanlış uygulamalar neticesinde hasta aylarca ağrıya maruz kalmakta, yanlış ilaç tüketebilmekte veya estetik açıdan kötü sonuçlar doğabilmektedir. Duruma göre manevi-maddi tazminat açılabilmektedir.
Avukata Sor: Müvekkiliniz yabancı ise nasıl iletişim sağlanıyor?
Avukat Burak AKPINAR: Mağdur dava açmak istediğinde lisanla ilgili sıkıntılar çıkabilmektedir. Hasta, karşılaştığı sorunları avukata aktarırken lisan problemi olabilmektedir. Hukuk büromuz Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Çince hizmet vermektedir. Dolayısıyla dava devam ederken sorun yaşanmamaktadır. Yabancı dil sorunu da vakit ve para kaybına yol açabilmektedir.
Avukata Sor: Son zamanlarda özellikle erkeklerin sıkça başvurduğu saç ekimi operasyonlarında ne gibi hukuki sorunlarla karşılaşılıyor?
Avukat Gülben AKPINAR: Evet bu konuda da birtakım hukuki sorunlar yaşanıyor. Başarı ile sonuçlanmayan saç ekiminden dolayı veya ekilen saç kaliteli bile olsa hasta istediği sayıdan daha az sayıda saç kökü ekilmesinden dolayı doktora karşı dava açabilir.
Avukata Sor: Saç kökü sayısı önemli mi?
Avukat Gülben AKPINAR: Eğer doktor ile hasta arasındaki sözleşmede, ekilecek saç köklerinin sayısı belirli ise buna göre, sözleşmede ekilecek saç kökü sayısı belirtilmemişse objektif değerlendirmelere göre doktorun sorumluluğu ve eseri yapma borcunu yerine getirip getirmediği tespit edilir.
Avukata Sor: Genelde davalar ne kadar sürede sonuçlanır?
Avukat Gülben AKPINAR: Davaların açıldığı tarihten itibaren sonuçlanması dava türlerine göre değişkenlik gösterir.
Avukata Sor: Her dava için masraflar aynı mıdır?
Avukat Gülben AKPINAR: Hayır. Dava masrafları dava türüne ve içeriğine göre değişmektedir.
Avukata Sor: Danışmanlık ücrete tabii midir?
Avukat Gülben AKPINAR: Evet, hukuki danışmanlık hizmetleri ücrete tabiidir.
Avukata Sor: Avukat ücreti davalar için ne kadar?
Avukat Gülben AKPINAR: Her dava kendi içerisinde kendine has özellikler ihtiva etmektedir. Asgari talep edilen avukat ücreti ise her sene barolar tarafından ilan edilmektedir.
Avukata Sor: Boşanma davam ne kadar sürede sonuçlanır?
Avukat Gülben AKPINAR: Kesin bir süre vermek imkânsızdır. Bir ayda boşanma süreci bitebileceği gibi; boşanma davası birkaç sene de sürebilmektedir.
Avukata Sor: İcra takibi için mahkeme kararı gerekir mi?
Avukat Gülben AKPINAR: İcra takibi mahkeme ilamı olmadan da gerçekleştirilebilir.
Avukata Sor: Fransa’da boşanmak istesem, boşanma duruşmalarına katılmak zorunda mıyım?
Avukat Gülben AKPINAR: Fransa’da boşanmak için açacağımız veya açılan boşanma davasının duruşmalarına avukatlarımızın katılımı yeterlidir.

Merhaba,
Eşimin kredi kartı borçları yüzünden evimize haciz geldi ve salonda ve oturma odasında iki takım koltuk olduğundan salondakileri aldılar.
Haftaya koltukların satışı yapılacak ve kayınpederim satın almaya çalışacak.Biz kayınpederimin evinde bir üst katta oturuyoruz.Koltuklar alındıktan sonra eve koysak,kayınpederimle noterde evi eşyalı kiraladığımıza dair kira sözleşmesi yapsak ve evdeki eşyaları demirbaş olarak lisetelesek aynı banka ya da başka bir banka gelip evdeki eşyaları alabilir mi?
Çok zor durumdayım, eşimin düşüncesizliği ve ihmalleri yüzünden çocuğuma koltukları tamire verdik demek zorunda kaldım.
Salonum bomboş ve eve misafir gelmesinden utanır oldum.
En kısa zamanda cevap verir yardımcı olursanız minnettar olurum.
İyi çalışmalar…
İyi günler,
Öncelikle geçmiş olsun. Sorunuza gelecek olursak; haciz için evinize gelebilirler. Kira kontratında kiraladığınız evin demirbaşları kalem kalem yazılmışsa; haciz için gelen memura kira kontratınızı ibraz edebilirsiniz. Haciz memuru, kontratı inceledikten sonra gerekiyorsa icra kanunu hükümlerini uygulayacaktır.
Kolaylıklar.
Merhabalar , 2014 yılında Halk bankasının sınavına girdik 2000 asil alındı bizler 800 kişi yedek olarak ayrıldık (Yedek sıralamamız yapılmamıştır). İlk aylardan başlamak üzere bizlere insan kaynakları Daire Başkanı Sekreteryası kazanılmış hakkımız olduğundan ve kesinlikle alınacağımızdan bahsetti, dönem içinde arkadaşlarımıza askerliğinizi öteleyin işe girdiysenizde işten çıkın demiş ve bunu defalarca birçok arkadaşımıza vurgulamıştır (Telefon tarihleri mevcuttur). Daha sonra İK daire başkanıda alınan asillerin eğitiminde tüm yedeklerin alınacağını vurguladı , ayrıca bir arkadaşımıza mail atarak kesinlikle alınacağımızı vurguladığı metin mevcuttur… Ne yazık ki bütün bunlara rağmen geçtiğimiz günlerde ihtiyaçlarının olmadığı için yedeklerin değerlendirilmeyeceğini sitelerinden ilettiler ( Halkbuki bizden sonra 63 şube daha açtılar faal. raporuna göre 150 personel azaldılar bu da personel ihtiyacının aşırı olduğunu gösterir). Bizler yedeklik kavramının ne olduğunun bilincindeyiz yalnız dönem içinde banka nezdinde yapılan açıklamalar bizleri beklentiye sokmuş ve birçok arkadaşımız iş tekliflerini reddetmek askerliğini ötelemek zorunda kalmıştır. Bu dönem içinde de ister istemez ailemize çevremize karşı 20 ayı bulan mahcubiyet ve psikolojik harp yaşadık. Bizler bu hususta, özellikle yapılan telefon görüşmelerini ne şekilde mahkemeye sunabiliriz? Daire Başkanının söylemiş oldukları Kurumu bağlayıcı nitelikte değil midir ? Ne tür dava açabiliriz bu haksızlığa karşı ? Birde toplu açabilme olanağımız var mıdır ? Teşekkür ederim.
Hakan bey, öncelikle şu sorulara yanıt almak gerekiyor:
1) Halkbankası yedeklerin ihtiyaç halinde işe alınacağına ilişkin yazılı bir açıklamayla ilan yaptı mı?
2) Söz konusu bankanın mevzuatında yedeklerin işe alımlarıyla ilgili bir geri bildirim belgesi elinizde mevcut mudur?
Menfi ya da müsbet olsa da bu iki soruya verilecek yanıtlar, kazanılmış hak kavramı çerçevesinde cevap bulacaktır.
Anayasa mahkemesi ve Danıştay içtihatlarında kazanılmış hak kavramının kapsamının kesin sınırları çizilmediği ve her olaya göre değişken olduğu dikkate alınarak konunun özelliğine göre değerlendirme yapılması yoluna gidilmektedir. Önceki bir yasada korunan hakların ileriye yönelik etkisinin hukuken korunmaya devam etmesi olanaksızdır. Yeni yürürlüğe giren bir yasa eskisini ilga edecektir. Eski yasayı yürürlükten kaldıran yeni yasa, objektif genel hukuk alanında değişiklik yaparak, eski yasa zamanında kullanılabilen hakların kişilerce kullanılma ve yeniden elde edilme olanağına son vererek eski yasanın ilerde doğacak sonuçlarını ortadan kaldıracaktır. Kural işlemler her zaman değiştirilebilirler ya da yargı organları tarafından Anayasaya ya da yasaya aykırı görülerek iptal edilebilirler. Kural işlemin değişmesi ya da ortadan kaldırılması, ona bağlı kişi ile ilgili şart işlemi de etkiler. Bu durumda ilerisi için kazanılmış bir haktan da söz edilemez.
Aleyküm selam Sebahattin Sarı Bey,
Soruda yanlışlıklar var gibi gözüküyor, zira asgari ücret ile belirttiğiniz rakamlar arasında fark var.
Ayrıca bir iş sözleşmesinde asgari ücretin yüzde 85’i maaş verilecektir şeklinde bir hükmün bulunması imkansızdır.
Eğer ola ki; bu hüküm iş akdinizde geçiyorsa hükümsüzdür.
Eğer, maaşlarınız eksik yattıysa ve sigorta primleriniz eksik yatırıldıysa, bu eksikliklerin giderilmesi amacıyla gerekli davaları açma hakkınızdır vardır.
Selamlarımızı sunar, kolaylıklar dileriz.
Merhaba;
2006 yılında öğrenci iken adıma açılı şirket adına 15.000 tl araç kredisi çekilmiş ancak bankaya geri ödemesi babam tarafından yapılmamış, aynı yıl şirket terk olarak kapanmıştır. 2016 yılının başında gelen telefonla ilgili borcun 2012 yılında varlık yönetim şirketine turkaset satıldığını borcun 76.000 tl olduğunu öğrendim. 2006 yılında icra dosyası açılmış. 2010 tarihinden beri memurum, borçtan yeni haberim oldu, borçla ilgili zaman aşımı olmuş olabilir mi, borç ile ilgili yazılı evrak talep ediyorum kesinlikle gönderemeyeceklerini söylüyorlar.
Maaş haczi ile tehdit ediliyorum,konu hakkında nasıl bir yol izleyebilirim
merhaba;
2006 yılında öğrenci iken adıma açılı şirket adına 15.000 tl araç kredisi çekilmiş ancak bankaya geri ödemesi babam tarafından yapılmamış, aynı yıl şirket terk olarak kapanmıştır. 2016 yılının başında gelen telefonla ilgili borcun 2012 yılında varlık yönetim şirketine turkaset satıldığını borcun 76.000 tl olduğunu öğrendim. 2006 yılında icra dosyası açılmış. 2010 tarihinden beri memurum, borçtan yeni haberim oldu, borçla ilgili zaman aşımı olmuş olabilir mi, borç ile ilgili yazılı evrak talep ediyorum kesinlikle gönderemeyeceklerini söylüyorlar.
Maaş haczi ile tehdit ediliyorum,konu hakkında nasıl bir yol izleyebilirim.Çok zor durumdayım
Merhaba Ayşegül Hanım,
Şirketin nevi şahıs şirketi mi? Veya limited şirket veya diğer tür bir şirket mi?
İcra dosyası açıldıktan sonra eğer herhangi bir işlem yapılmazsa, 1 sene sonra dosya düşer, 10 sene sonra da borç zamanaşımına uğrar ve icra dosyası tamamen kapanır. Size icra takibine dair ödeme emri ve sair tebligatlar yapmadan haciz uygulayamazlar.
Eğer elinize borçla alakalı bir ödeme emri gelirse detyalarıyla inceleyip gerekli itirazlar yapılabilir.
Selamlar, kolaylıklar dileriz.
Merhabalar,
Bir yıl once gozumun uzerine kalıcı makyaj yaptırdım ve sonucları benim için korkunc oldu, yaptırdıgım yerin kayıtsızlığı süreci daha da zorlaştırdı. Acılı sldirme işlemleri ile gecen 1 sene sonucunda, hala gozumun uzerinde, yayılmış bir sekilde boyalar mevcut. Hergün aynaya baktıgımda bunlarla yuzleşiyorum. Şu anda Türkiye’de değilim ama gelir gelmez dava açmak ve gerekli belgeleri toplamak istiyorum. Sorum, daha öncesinde bu tür davalarla karşılaşıp karşılaşmadığınız ve bu konuda bana yardımcı olabilir misiniz? Birkaç avukatla iletişime geçtim fakat konu hakkında fikri olmayan insanlar için fazlasıyla onemsiz görünmekle birlikte, benim için buyuk bir onem tasıyor. 28 yaşımdayım ve simdiden hayatımın 1 senesini bu sekilde geçirdim.
Teşşekürler. Saygılarımla..
Merhaba Sayın Adrin Ç.,
Öncelikle geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.
Konu ile alakalı elinizdeki tüm bilgi ve belgeleri tarafımıza ulaştırdığınız takdirde, ekibimiz bu verileri inceleyip hukuki strateji belirlemek konusunda istişare edebilir.
Akabinde de eğer maddi ve manevi tazminata dair bir dava ikame edilebilecekse, tarafınız bilgilendirilebilir.
Tekrar geçmiş olsun dileklerimizi ve selamlarımızı sunarız.
100.000 tl kredili bankadan ipotekli bir konutum vardı. 1 yıl sonra evi satmaya karar verdim. Yurtdışına çıktığım için bir arkadaşıma vekalet verdim. Ancak arkadaşım hain çıkıp evi oğluna devretti. Şuan benim sorum şu. 1soru. Oğluna devrettiği için kanuni bir hakkım var mı. 2soru. Kredileri ödemeyip ev icradan satılırsa ( en az 200.000 ne satılır.) kredi borcu ve masraflar dışında kalacak para kime ödenir.3. Soru. Eğer kredinin tamamını kendi öderse benim talebim olmadan ipotek tapudan kalkar mı
Çok acilll teşekkürler
Merhaba Sayın İlyas Saylı,
Vekilin kendisiyle işlem yapamayacağı gibi yakınlarıyla da işlem yapma yasağı vardır.
Bu bakımdan, bu işlem hem vekilin işlem yasağına, hem oğlu ile bedelsiz işlem yaptığı için muvazaaya, hem de güvenin kötüye kullanılmasına girer.
Vekilin oğlu halihazırda resmi kayıtlarda dairenin sahibi gözüktüğü için ipoteğin kaldırılmasını da talep edebilir, iyiniyetli 3. kişilere de satabilir.
Kredileri ödenmezse ve ev icradan satılırsa; kredi borcu ve masraflar dışında kalacak para resmi belgede ev kimin üzerine gözüküyorsa o şahsa ödenir.
Eğer kredinin tamamını kendi öderse; ipotek tapudan kalkar.
Burada esas dikkat edilmesi gereken muvaazalı işlem tesis eden arkadaşınız ve oğlunun, gayrimenkulü 3. kişilere satmadan tapuda yapılan işlemin iptalinin talep edilmesi gerekmektedir; aksi takdirde çok geç kalınabilir.
Kolaylıklar diler, selamlarımızı sunarız.