Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti evlilik birliğinin temelden sarsılmasına yol açacak boşanma sebeplerindendir. Hakaret, kişilik haklarını ihlal eden haksız bir fiildir. Hakarete dayalı boşanma davalarında, hakarete uğrayan eş manevi tazminat talebinde bulunabilir.
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti ve İlgili Yargıtay Kararının İçeriği
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakaret Davalarına örnek verecek olursak;
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2001/21-359 K: 2001/361 T: 01/04/01
Eşlerin zaman zaman birlikte olmaları ve evlilik birliğinin devam ettiği izleniminin oluştuğu durumlarda kocasına karşı “i…karaktersiz, şerefsiz” gibi sözlerle hakaret eden kadının bu davranışları karşısında boşanma kararı verilmelidir.
- 2. Davacı tanıklarının beyanında geçen olaylardan sonra açıklandığı gibi birlik devam etmiştir. Artık önceki olaylar hoşgörü ile karşılandığından boşanma hükmüne esas alınamaz.
Dava tarihinden sonraki olayların bu davada dikkate alınamayacağına göre; Medeni Kanunun 134/1-2. maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanunun 134/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup bir kısmı ise sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle dosyadaki delillerden davalı kadının davacı kocasına karşı “ibne, karaktersiz, şerefsiz” gibi sözlerle hakaret ettiğinin belirlenmesi karşısında birliğin devam etmesi nedeni ile az yukarıda açıklanan sözler ve buna bağlı olayların hoşgörü ile karşılanması kabul edilemeyeceğine göre usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı (1.160.000)lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.2.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
> Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti ile İlgili Başka Bir Yargıtay Kararı
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti ile İlgili Başka Bir Yargıtay Kararı da;
Aile Mahkemesi’ne başvuran M.Y., eşi Ş.Y.’nin sürekli kendisine ‘şizofren’ diyerek hakaret ettiğini, ciddi tartışmalar yaşadığı eşinin evliliğe alışamadığını, aralarında kişilik uyuşmazlığı ve kültür farklılığı olduğunu ileri sürerek boşanma davası açtı.
Davacı adam, velâyet hakkının kendisine verilmesini, eşinden 20 bin lira manevi 20 bin lira da maddi olmak üzere 40 bin lira tazminat talep etti. Mahkemede savunma yapan davalı Ş.Y. ise kocasının iddialarının doğru olmadığını belirterek, “Davacı bana, sürekli ‘salak, manyak, terbiyesiz, şerefsiz’ diyerek hakaret etmiştir. Boşanma davasının reddini istiyorum.” dedi.
Aile Mahkemesi, kocanın karısına ‘salak-manyak, terbiyesiz’ diyerek hakaret ettiğine, kadının da kocasına ‘şizofren’ diyerek hakaret ettiğine dikkat çekti. Boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmeden mahkeme, davalı kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebini ise eşit kusur sebebiyle reddetti. Davacı kocanın da tazminat talebi reddedildi.
Davalı kadın, boşanma kararını temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının ispatı gerektiğine hükmetti. Boşanma davası açıldıktan sonra dahİ tarafların aynı evde yaşamasının; evlilik birliğinin temelinden sarsılmadığını, evliliğin çekilebilir olduğunu gösterdiğini hatırlatan 2. Hukuk Dairesi kararı bozdu. Aile Mahkemesi, ilk kararında direnince dava Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine geldi.
Genel Kurul, oy çokluğu ile mahkemenin birbirine ‘salak-manyak-şizofren’ diyerek hakaret eden çifti boşayan Aile Mahkemesi kararını onadı. Genel kurul kararında, eşlerin aynı evde yaşamasının evlilik birliğinin halen çekilebilir olduğunu göstermeyeceğine hükmetti. Kararda, “Tarafların sırf aynı evde yaşaması evlilik birliğinin hâlen çekilebilir olduğunu gösteren delil ya da olgu kabul edilemez. Mahkemenin kararı oy çokluğu ile onanmıştır. Tazminat ve nafaka yönünden incelemesi yönüyle dosya 2. Hukuk Dâiresi’ne gönderilmiştir.” denildi.
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti ve Kusur Durumu
Genç çift, Aile Mahkemesi’ne müracaat ederek karşılıklı boşanma davası açtı. Davacı – karşı davalı koca, eşinin sürekli olarak anne babasına, “Bu eve bir daha gelmeyin, sizden nefret ediyorum, kocamı sevmiyorum” şeklinde sözler söylediğini kaydetti.
Kendisine de, “Sen kimsin bana karışamazsın, sen salak mısın, sen erkek misin” şeklinde mesaj attığı gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadının tam kusurlu olduğunu öne sürdü. Davalı – karşı davacı kadın ise eşinin kendisini ailesinin yanına bıraktığını ve bir daha almadığını öne sürdü.
Mahkeme, davacı- karşı davalı erkeğin davasının kabulüne davalı-karşı davacı kadının davasının reddine karar verdi.
Kadının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, olayda erkeğin de kusurlu olduğu gerekçesiyle mahkeme kararını bozdu. Yeniden yapılan yargılamada mahkeme, tarafların karşılıklı boşanma davalarının kabulüne karar verdi.
Kararı bu kez davacı – karşı davalı erkek temyiz edince devreye yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi girdi. Geçtiğimiz günlerde kararını açıklayan Yüksek Mahkeme, kadının daha kusurlu olduğuna hükmetti. Yargıtay kararında şöyle denildi:
“Kesinleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-karşı davacı kadın ağır kusurludur. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi koşulları oluşmamıştır.
Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. Mahkeme kararının bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.”
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti Dışında Eşin Ailesine Hakaret
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti Dışında Eşin Ailesine Hakaret’e örnek olarak; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Karar : 2017/3949
- Eşin ailesine hakaret suçtur ve hakarete uğrayan aile fertleri hakaret eden eş hakkında suç duyurusunda bulunabilir,
- ailesi hakaret uğrayan eşin savcılığa şikayet hakkı bulunmasa da hakarete uğrayan aile fertlerinin şikayet hakkı bulunmaktadır,
- Mahkemece, evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda davalı-karşı davacı kadının daha fazla kusurlu olduğu kabul edilerek, kadının davasının reddine, erkeğin davasının kabulüyle boşanmaya karar verilmiş ise de; mahkemece taraflara yüklenen ve gerçekleşmiş bulunan kusurlu davranışların yanında, erkeğin eşinin annesine sinkaflı küfür etmek suretiyle hakarette bulunduğu anlaşılmaktadır.
- Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylar karşısında davalı-karşı davacı kadın da dava açmakta haklı olup, Türk Medeni Kanununun 166. maddesi koşulları kadının davası yönünden gerçekleşmiştir. O halde, davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti ve Uzman Avukat Kadrosu
Boşanma Durumunda Eşlerin Birbirlerine Hakareti ile ilgili husumetlerde avukatın deneyimi çok önemlidir. Yargılama süresince mahkemeler titizlikle incelemeler yapacak ve her dava kendine özgü bir şekilde sonuçlandırılacaktır. Bu tarz hakarete dayalı boşanma davalarında konusunda uzman bir avukat, hak kayıplarının önüne geçecektir.
