Yabancıların Türkiye’de oturma izni (ikametgah izni)’ne dair kişiler, en başta çalışma olmak üzere; eğitim, aile birleşimi veya şirket kuruluşu gibi sebeplerle başka ülkelerde kısa süreli veya uzun süreli oturma izni alabilmektedir.
Yabancıların Türkiye’de oturma izni ile ilgili düzenlemeler
Yabancıların Türkiye’de oturma izni
Türkiye’de oturma izni alanların sayısı, ayrıca belirtmek gerekir ki, tedavi amacıyla kısa süreli de olsa bir hayli artmıştır.
- *İşbu oturma izni, çeşitli kanunlarla düzenlenmiştir.
- *Özellikle Türkiye’de oturma iznini çalışma amacıyla almak isteyen kişilerin kanunda öngörülen sürelere özellikle uymaları gerekmektedir.
Kanun bu konuda: “… iş tutmak maksadıyla Türkiye`ye gelen yabancılar, geldikleri tarihten itibaren bir ay zarfında ve her halükârda çalışmaya başlamazdan evvel Türkiye’de oturma izni ikamet tezkeresi almış bulunmalıdırlar” demektedir.
Türkiye’ye çalışmak amacıyla yurtdışından çalışma vizesi alarak gelmiş olanlar, en geç 30 gün içerisinde ve çalışmaya başlamazdan evvel yabancıların ikamet tezkeresi ile Türkiye’de oturma izni alması gerekmektedir.
Ayrıca çalışma, eğitim, araştırma, uzun süreli kalma gibi amaçlarla dış temsilciliklerden vize alarak gelen yabancılara, talepleri halinde giriş tarihi esas alınarak da Türkiye’de oturma izni – ikamet tezkeresi tanzim edilmektedir.
Yabancıların Türkiye’de oturma izni ve avukat ekibimiz
Yabancıların Türkiye’de oturma izni almaları Profesyonel hukuki destek alarak kolaylaşmaktadır.
Yabancıların Türkiye’de oturma izni birtakım sıkı şartlara bağlanmıştır ve söz konusu kanuna hâkim, konusunda uzman avukatlar gerekmektedir. Avukat ekibimiz bu konuda uzman avukatlardan oluşup en kısa sürede Türkiye’de oturma izni ve çalışma izinleri konusunda en iyi hizmeti sunmaktadır.
Yabancıların Türkiye’de oturma izni ile alakalı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE N.M. – TÜRKİYE DAVASI – Türkiye’de oturum izni –
Türkiye’de oturma izni ile alakalı AIHM kararı özeti
Özet:
- N.M. isimli başvuran 1969 doğumlu bir İran vatandaşıdır ve Kastamonu’da ikamet etmektedir,
- 23 Ağustos 2002 tarihinde, başvuran ile oğulları yasadışı yollardan Türkiye’ye girmişlerdir. Başvuranın vermiş olduğu bilgiye göre, başvuranın babası 1986 yılında başvuranın erkek kardeşini vurmuş ve öldürmüş, sonrasında da hapse girmiştir,
- Babası hapishanedeyken başvuranın ailesi maddi sıkıntılarla karşılaşmıştır. Bu sırada başvuran evli olup bir erkek çocuğu bulunmaktadır. Bu olaylardan sonra eşi başvuranı terk etmiştir. Başvuranın babası yeniden evlenmiş ve zorla evlendirilmiştir,
- Bu evlilikten başvuranın bir erkek çocuğu daha olmuştur. Başvuran ile oğulları Van’a geldiğinde, başvuran bir kaçakçıdan sahte evrak temin etmiş ve bu evraka dayanarak polise kaydolmuştur.
Yabancıların Türkiye’de oturma izni ile alakalı AIHM kararı içeriği
Yabancıların Türkiye’de oturma izni için Başvuran daha sonra Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne sığınma hakkı talebinde bulunmuştur. Başvuranın sığınma talebi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği tarafından reddedilmiştir. Yabancıların Türkiye’de oturma izni için Başvuran, 2004 yılında Türkiye’den ayrılmıştır. Hükümet, başvuranın kendi rızası ile ayrıldığını ileri sürerken, başvuran yasadışı olarak sınır dışı edildiğini iddia etmiştir. Yabancıların Türkiye’de oturma izni için Başvuran yeniden yasadışı yollarla Türkiye’ye girmiştir. Van’da polis tarafından yakalanmış ve tekrar sınır dışı edilmiştir. Bu kez, başvuran İran sınırına geldiğinde, İran İstihbarat Servisi tarafından yakalanmıştır. Başvuran, Türk makamları için casusluk yapmakla suçlanmıştır ve 27 gün alıkonulduğunu iddia etmiştir. Başvuran ile oğulları, 19 Aralık 2004 tarihinde yeniden Türkiye’ye kaçmıştır. Sahte pasaportu olduğundan dolayı başvuran sınırda kaydolmamıştır. Bu kez, Van yerine Kütahya’ya gitmiştir. Mülteci statüsü için yeniden Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne başvurmuştur. 17 Kasım 2005 tarihinde, Kütahya polisi başvuranla iletişime geçmiştir. Yabancıların Türkiye’de oturma izni için Başvurana Van’a –Türkiye’ye yasa dışı yollardan girdiği sınıra- gitmesi söylenmiştir. Aralık 2005’te Yabancıların Türkiye’de oturma izni için başvuran şahıs Van’a geri dönmüştür. 30 Ocak 2006 tarihinde, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği başvuranın talebini reddetmiştir. AİHM, Yabancıların Türkiye’de oturma izni için başvuran ile oğullarına üçüncü bir ülkeye yerleşene kadar 17 Ağustos 2008 tarihine kadar geçerli yenilenebilir oturma izni verildiğini kaydetmektedir. Bu nedenle, AİHM Yabancıların Yabancıların Türkiye’de oturma izni için başvuran şahıs şu anda sınır dışı edilme konusunda direkt risk altında değildir ve sınır dışı edilmeye maruz bırakılmadığı için de 3. maddeye aykırı bir risk söz konusu değildir diyerek başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
