Düğünde Takılan Takılar, Ziynet Eşyaları Kimin Hakkı
Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup kişisel eşya niteliğindedir. Ziynet eşyaları nitelik itibariyle rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’i dendir. Bu sebeple nitelikleri itibariyle kadında bulunduğu karine olarak kabul edilir. Olağanın aksini iddia eden ispatla yükümlüdür. Mal paylaşımında uzman avukatı ekibimiz, faaliyet alanlarımızda belirtilen hukuki konularda, müvekkillerimize ihtiyaçları doğrultusunda çok dilde, mahremiyet kurallarına riayet ederek, avukatlık etik kurallarını gözeterek, kaliteli, ilkeli, sorumluluk bilinciyle, mümkün olabilecek en hızlı zaman dilimi içerisinde, karşılıklı güvene dayalı, avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.
Düğünde Takılan Takılar, Ziynet Eşyaları ve Çeyiz
Düğünde takılan takılar, kişisel maldır ve mal paylaşımına dahil edilmez. Söz konusu paylaşımdan kaynaklı sorunlar kimi zaman hukuk yolları kullanılmadan anlaşarak çözümlenmekte diğer uyuşmazlıklar ise dava yoluyla çözüme ulaşmaktadır. Yargıtay içtihatları ışığında düğünde takılan takılar kadına aittir. Bununla birlikte yine Yargıtay ortak konutu terk eden kadının takısını giderken bırakmayacağını, aksinin kesin olarak ispatlanamaması halinde, takılarını üzerinde götürdüğünün kabul edileceği kararını vermiştir.
- Ekibimiz özellikle ziynet eşyaları istemi
- çeyiz eşyası istemi
- davalarından kaynaklı ihtilaflarda çözüm aşamasına kadar hizmet sunmaktadır.
Düğünde Takılan Takılar, Ziynet Eşyaları ve Çeyiz Konularında pratikte en çok karşılaşılan sorunlar
Düğünde takılan takılar, bazen evlilik akti gerçekleşir gerçekleşmez düğün gününde ya da düğünden kısa bir süre sonra anlaşmazlık konusu olabilmekte ve eşleri boşanmaya itebilmektedir. Ekibimiz günümüzde bu tarz anlaşmazlıklardan kaynaklı alacak davalarıyla çok sık kaşılaşır hale gelmiştir. Düğünden önce erkek tarafının yaptığı çeyiz alışverişi(giysi, ayakkabı, tektaş yüzük, alyans, takı seti, ev eşyası vs.) masraflarının, kız tarafının yaptığı çeyizlerin (genelde el emeği ile yapılan örtüler vs., küçük ev aletleri, yatak odası takımı gibi) iadesi gibi taleplerde bulunulmaktadır.Yargıtay içtihatları ışığında düğünde takılan takılar kadına ait idi. Fakat Yargıtay son zamanlarda önemli bir karara imza atmış bulunmaktadır. Bu noktada uzman bir avukata vekalet verilerek sorunların giderilmesi çok önem arzetmektedir. Aksi takdirde hak ve mal kayıpları sıkça karşılaşılmaktadır.
Düğünde Takılan Takılar, Ziynet Eşyaları, Çeyiz İstemi ve Yargıtay’ın bakışı
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2008/2-525
K. 2008/537
T. 17.9.2008
ÇEYİZ VE ZİYNET EŞYASI İSTEMİ ( Tercih Hakkı Bulunan Davacının Çeyiz Eşyalarının Aynen Teslimini İsteyebileceği Gibi Bedelini de İsteyebileceği )
ÇEYİZ EŞYALARININ AYNEN İADESİ ( Tercih Hakkı Bulunan Davacının Çeyiz Eşyalarının Aynen Teslimini İsteyebileceği Gibi Bedelini de İsteyebileceği )
EŞYA BEDELİ ( Çeyiz Eşyalarının Bedeli İstendiğine Göre Yıpranma Bedelleri Düşülerek Eşyaların Değerine Hükmedilmesi Gerektiği )
1086/m.74
4721/m.220
ÖZET : Dava, çeyiz ve ziynet eşyası istemine ilişkindir. Tercih hakkı bulunan davacı çeyiz eşyalarının aynen teslimini isteyebileceği gibi bedelini de isteyebilir. Çeyiz eşyalarının bedeli istendiğine göre, yıpranma bedelleri düşülerek eşyaların değerine hükmedilmelidir.
DAVA : Taraftar arasındaki “ziynet ve eşya iadesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ( Ankara Onuncu Aile Mahkemesi )’nce davanın reddine dair verilen 08.11.2006 gün ve 2005/655 E., 2006/1078 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi’nin 27.12.2007 gün ve 2006/22240 E., 2007/17951 K. sayılı ilamı ile;
( … 1- Toplanan delillerden davacı kadının fiziksel şiddete uğrayarak evden ayrılmak zorunda kaldığı ve çeyiz senedinde yazılı olup talep edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığı anlaşılmakla, ziynet eşyaları yönünden davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davacı kadın, dava konusu diğer eşyalarına yönelik bedel isteminde ( HUMK m. 74 ) bulunmuştur. Davacı kadın, dava konusu olup davalı koca yanında kalan eşyalarına yönelik bedel isteminde bulunabilir. Mahkemece yapılacak iş; dava konusu eşyaların dava tarihindeki yıpranma değerleri de düşülerek bedele hükmetmekten ibarettir.
Bu yön gözetilmeden davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile diğer eşyalar yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır… ),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR : Dava, çeyiz ve ziynet eşyası istemine ilişkindir.
Davacı vekili, çeyiz senedinde yazılı olan çeyiz eşyaları ve cihazların davacıya ait olduğunu, eşyaları davalı ve ailesinin kullandığını, cihazları da davacıdan alarak yatırıma dönüştürdüklerini ileri sürerek çeyiz senedinde yazılı eşyaların bedeli olan 43.018,80 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının evi terk ettiğinde altınları beraberinde götürdüğünü, taraftara ait eşyaların tamamının bulunduğu haliyle fiili ayrılıktan itibaren kullanılmamış şekilde muhafaza edildiğini, bu eşyaların tamamını aynen teslime hazır olduklarını, bu nedenle aynen teslime hazır oldukları malların bedelinin talep edilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.
Yerel mahkemece ziynet eşyalarına ilişkin dava ispat edilemediğinden, diğer eşyalara ilişkin dava ise, davalı aynen teslime hazır olduğundan davacının eşyaların bedelini istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçe ile bozulmuş, mahkeme aynı gerekçe ile önceki kararında direnmiştir.
Yerel mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık, çeyiz senedinde yazılı olup da talep edilen ziynet eşyalarının davalıda kaldığının kanıtlanıp kanıtlanamadığı; davacı kadının, davalının aynen muhafaza edildiğini ve teslime hazır olduğunu iddia ettiği eşyaların aynen iadesi yerine bedelini istemekte hukuki yararı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yargılama sırasında dinlenen tanıklar davacı kadının baba evine zorla gönderildiği ve üzerinde sadece giysileri bulunup, ziynet eşyası bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduklarından, ister ziynet eşyaları satılıp kocanın sermayesine katılmış olsun, ister kadının baba evine götürmediği belirlenmiş bulunsun, sonuç değişmeyeceğinden, tanık beyanlarında ziynet eşyalarının kadının yanında bulunmadığı açık ve net olarak anlaşıldığından, ziynetlerin kocada kaldığının kabulü gerekir.
Çeyiz eşyaları yönünden ise, davacının dava açarken tercih hakkı bulunmaktadır. Eşyaların aynen teslimini isteyebileceği gibi bedelini de isteyebilir. Davacı da bu tercih hakkını kullanarak eşyaların bedelini istediğine göre; eşyaların bulunduğu mahalde keşif yapılarak, kullanılıp kullanılmadıklarının belirlenmesi, kullanılmış iseler yıpranma bedellerinin düşülmesi sonucu belirlenecek bedele hükmedilmesi gerekir.
Yargıtay’ın son içtihadına göre (HGK-K.2020/240), düğün takılarının kime ait olacağına ilişkin kurallar şu şekildedir:
1-) Kadına Takılan Takılar: Kadına takılan her türlü ziynet eşyası (çeyrek/yarım/tam altın, bilezik, kolye, bileklik, takı seti vs.) ve para gibi ekonomik değerler kadına aittir.
2-) Erkeğe Takılan Takılar: Erkeğe takılan ziynet eşyasından kadına özgü olanlar (örn, bilezik, kolye, küpe vs.) erkeğe takılsa bile kadına ait olacaktır. Erkeğe takılan çeyrek, yarım, tam altın gibi takılar ve paralar ise “kadına özgü” olmadıklarından erkeğe ait olacaklardır. Kural olarak erkeğe takılan her türlü takıdan kadına özgü nitelikte olmayanlar, erkeğe ait olacaktır. Erkeğe takılan ziynet eşyaları kadına özgü nitelikte olsa bile (Örneğin, bilezik, kolye, küpe vb.) erkek eş, kadına özgü ziynet eşyalarının kadına ait olduğu konusunda “yerel adet olmadığını” ispatlarsa kadına özgü olan ziynet eşyaları da erkeğe verilir. Takılan ziynet eşyası erkek ve kadın tarafından kullanılabilen bir şey ise bu şey münhasıran kadına ait olmadığından erkeğe ait olacaktır.
3-) Paylaşım Anlaşması: Eşler arasında ziynet eşyası ile diğer ekonomik değerlerin (para vb.) nasıl paylaşılacağına dair bir sözleşme yapılmışsa, bu sözleşme geçerli kabul edilecektir.
- Özellikle belirtmeliyiz ki ülkemizdeki tüm iller bazında tüm mahkemelerde müvekkillerimizin ekibimiz tarafından temsil edilmesi,
- dava dosyalarının hazırlanması,
- ülkemizdeki mahkeme kararlarının tüm mahkemelerde istinaf veya temyiz davaları,
- söz konusu taleplerden doğan alacak davalarına dair her türlü danışmanlık talebi ve/veya davalarınızda,uzman ortaklarımız hizmetinizdedir.
Düğünde Takılan Takılar, Ziynet Eşyaları Konusunda Uzman Avukat Ekibimizle Müvekkillerimizi Yurtiçi Tüm İller Bazında Temsil Ediyoruz
Düğünde takılan takılar ve ziynet eşyalarının iadesi isteminden kaynaklı davalarda müvekkillerimizi tecrübeli avukat ortaklarımızla, yurtiçi ve yurtdışı avukatlık ve danışmanlık hizmetlerimizle ve ayrıca avukat ortaklarımızla yurtiçi tüm iller bazındaki davalarda her düzey mahkeme nezdinde temsil ediyoruz.
Düğünde Takılan Takılar ve Ziynet Eşyalarından Kaynaklı Davalarda Avukatın Sorumluluğu
Düğünde takılan takılar ve ziynet eşyalarından kaynaklı davalar konusunda uzmanlık gerektirmesi nedeniyle önemlidir. Çünkü bu süreç, evlilik birliğinin sona ermesi dolayısıyla bir miktar streslidir hele ki sıkıntılı bir boşanma süreci geçirildiyse…İşte bu noktada avukatın o alanda çokça pratik yapması, bilgi ve tecrübesi süreci iyi yönetebilmek açısından çok önem arzetmektedir. Bu durumda konusunda uzman olmayan bir avukat, müvekkile para kaybıyla birlikte hak kaybına neden olabilecektir. Müvekkilerin bu konuda vekalet verirken avukatın, öncelikli olarak konusunda uzman ve tecrübeli bir avukat olup olmadığına dikkat etmeleri gerekmektedir.
Avukatlık, yargı erki içinde, bağımsız savunmayı temsil eden kamu hizmeti niteliğinde bir meslektir.
Avukat ve danışmanlarımız, yargının kurucu unsurlardan olan bağımsız savunmayı serbestçe ve eşitlik ilkesine göre temsil ederler.
“Detaya Odaklan-Tümü Gör” şiarı ve “Dürüstlük, Strateji, Hukuki Zekâ” felsefesi ile hareket eden ekibimiz müvekkillerimizin her daim yanında ve hizmetinde faaliyetlerine devam etmektedir.
Ekibimiz tüm faaliyet ve çalışmalarını müvekkillerimizle arasındaki gizliliği tam anlamıyla koruyarak gerçekleştirmektedir.
