Tarla Avukatı ve Akpınar Hukuk

tarla avukatı akpınar hukuk

tarla avukatı akpınar hukuk


Tarla Avukatı ve Danışmanlık Hizmetleri AKPINAR Hukuk

Tarla avukatı ekibimiz, faaliyet alanlarımızda belirtilen hukuki konularda yurtdışı ve yurt içinde, müvekkillerimize ihtiyaçları doğrultusunda çok dilde, mahremiyet kurallarına riayet ederek, avukatlık etik kurallarını gözeterek, kaliteli, ilkeli, sorumluluk bilinciyle, mümkün olabilecek en hızlı zaman dilimi içerisinde, karşılıklı güvene dayalı, avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmaktadır.

Tarla Avukatı nedir?

Tarla avukatı, tarlanızla ilgili uyuşmazlıklara bakan avukattır. Ülkemizde gayrimenkule olan talep neticesinde ev, arsa ve tarla için dava açılmasına sıkça rastlanmaktadır. Söz konusu tarlanızdan kaynaklı sorunlar, kimi zaman hukuk yolları kullanılmadan anlaşarak çözümlenmekte diğer uyuşmazlıklar ise dava yoluyla çözüme ulaşmaktadır.

  • İhtilaflar sebebiyle dava aşamasına gelen vakalarda da
  • ekibimiz müvekkillerimize her türlü hukuki hizmeti
  • ihtilaf çözüm aşamasına kadar sunmaktadır.

Tarla Avukatının pratikte en çok karşılaştığı sorunlar

Tarla avukatı, günümüzde taşınmaza olan talebin büyük bir artış göstermesine müteakib bu konulara ilişkin uyuşmazlıklarda çokça mesai harcar hale gelmiştir. Tapudan kaynaklı uyuşmazlıklar da diğer gayrimenkul hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklar birbiriyle benzerlik göstermektedir. Tapu tescili ve tapu iptali davaları, tapu ve kadastrodan kaynaklı sicil kaydı uyumazlıkları, mirastan kaynaklı tarlanın paylaşılması, ortaklığın giderilmesi(izale-i şuyu) davaları, vekaletin kötüye kullanımından kaynaklı davalar, gayrimenkulun vekaleti verenin bilgisi dışında 3. Kişilere devredilmesi, hisseli tarlada kullanım uyuşmazlıkları, tarlanın kamulaştırılması, tarım arazilerinin miras yoluyla bölüşülmesi en çok karşılaşılan davaların başını çekmektedir.

Tarla Avukatına ihtiyaç duyulan davalar ve hizmetlerimiz

Tarla avukatının en çok karşılaştığı ve en çok ihtiyaç duyulduğu davalar tarladan kaynaklı; tapu tescil ve tapu iptal davaları, ortaklığın giderilmesi davası(izale-i şuyu), önalım davaları, ecrimisil davaları, kamulaştırma, kamulaştırmasız el atma, tapu kayıtlarının düzeltilmesi davası, tarım arazilerinin miras yoluyla bölüşülmesi davalarında uzman ortaklarımız hizmetinizdedir.

  1. Özellikle belirtmeliyiz ki ülkemizdeki tüm iller bazında tüm mahkemelerde müvekkillerimizin tarla avukatı ekibimiz tarafından temsil edilmesi,
  2. dava dosyalarının hazırlanması,
  3. ülkemizdeki mahkeme kararlarının tüm mahkemelerde istinaf veya temyiz davaları,
  4. taşınmazlardan doğan icra, alacak davası, haciz işlemlerine dair her türlü danışmanlık talebi ve/veya davalarınızda,uzman ortaklarımız hizmetinizdedir.
Konusunda Uzman Tarla Avukatı Ekibimizle Müvekkillerimizi Yurtiçi Tüm İller Bazında Temsil Ediyoruz

Tarla avukatı, müvekkillerimizi tecrübeli avukat ortaklarımızla, yurtiçi ve yurtdışı avukatlık ve danışmanlık hizmetlerimizle ve ayrıca avukat ortaklarımızla yurtiçi tüm iller bazındaki davalarda her düzey mahkeme nezdinde temsil ediyoruz.

Tarla Avukatı Sorumluluğu

Tarla avukatlığı, gayrimenkul davalarının konusunda uzmanlık gerektirmesi nedeniyle sorumluluğu yüksek bir avukatlık alanıdır. Her ne kadar ülkemizdeki avukatlık sisteminde tarla avukatı gibi bir titr söz konusu olmasa da, bir avukatın o alanda çokça pratik yapması, bilgi ve tecrübesi o avukatın uzmanlık alanı haline gelebilmektedir. Bu durumda konusunda uzman olmayan gayrimenkul avukatı, müvekkile para kaybıyla birlikte hak kaybına neden olabilecek, müvekkilin zaman ve para kaybına neden olacaktır. Müvekkilerin bu konuda vekalet verirken bu duruma öncelikli olarak dikkat etmeleri gerekmektedir.
Avukatlık, yargı erki içinde, bağımsız savunmayı temsil eden kamu hizmeti niteliğinde bir meslektir. Ve sorumluluğu da bu sebepten bir hayli fazladır.
Konusunda uzman avukat ve danışmanlarımız, yargının kurucu unsurlardan olan bağımsız savunmayı serbestçe ve eşitlik ilkesine göre temsil ederler.
Ayrıca önemli bir husus ise, yurt dışında yaşayan fakat dil konusunda problem yaşayan danışanlarımıza da lisans ve yüksek lisans düzeyinde yurt dışı eğitimi olan avukatlarımız olması dolayısıyla İngilizce ve Fransızca danışmanlık verilmekte ve vekaleten hukuki işlemleri takip edilebilmektedir.
Ekibimiz tüm faaliyet ve çalışmalarını müvekkillerimizle arasındaki gizliliği tam anlamıyla koruyarak gerçekleştirmektedir.
Fransızca için tıklayın
İngilizce için tıklayın
ÖRNEK KARAR
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2008/11807 KARAR NO: 2009/351 Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TEİAŞ Gen.Müd. Vek.Av.Murat Öz
H.Bülent Kayhan
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik
hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına
tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı
vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün
kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici n e d e n l e r e ve
özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları
yerinde değildir.
Ancak;
1 -Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin binnci fıkrasının (f) bendinde
t a ş ı n m a z malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevki ve şartlarına göre
olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelire göre değerinin belirleneceği
öngörülmektedir. Bu yöntemle taşınmazın de, erinin s a p t a n m a s ı n d a münavebeye
alınacak ürünler yönünden sulu yada kuru tarım arazisi niteliğinde olup olmaması
önem taşır.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda “doğal sulama imkanı olmadığı”
belirtilmekle yetiniımiş. taşınmazın fiilen sulanıp sulanmadığı, sulanıyor ise kaynağı,
suyun kendi doğal akışı ile mi taşınmaza ulaştığı, dereden sulanıyorsa bu suyun
taşınmazın tamamının sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığı, ayrıca
d e r e d e n sulanamadığı zamanlarda taşınmazın ne şekilde sulandığı, yapılan
sulamanın başkasının taşınmazındaki bir kuyudan yapılıyor olması durumunda bu
sulamanın daimi ve geçerli kabul edilebilmesi için kaynak üzerinde dava konusu
t a ş ı n m a z lehine bir mükellefiyet kurulmuş olması gerektiğinden bu hususun varlığı
ve suyun yeterliliği vb. gibi hususlar araştırılmadan, taşınmazın sulu tarla kabul
edilip sulu tarım arazilerinde münavebeye alınabilecek ürünlere göre değerlendirme
yapan rapor esas alınarak hüküm kurulması,
2008/11807-2009/351
2-Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarında, İklim koşulları, arazinin topoğrafik
yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb) gözönünde
tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan,
ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı
ve özel b i r ; faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde
kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu
açıkça saptandıktan sonra, yukarıda açıklandığı gibi belirlenen bu niteliğine uygun
kapitalizasyon faiz oranının esas alınması gerekirken, %5 oranına göre
Kamulaştırma bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm
kurulması,
3-İlçe Tarım Müdürlüğünden bilirkişi kurulunca münavebeye alınan karpuz
ü r ü n ü n ü n . yöreye uygun ve kıraç arazide ekimi mutad ürün olup olmadığı
araştırılmadan ayrıca bu ürünün kıraç arazide ekimi mutad olması halinde
münavebeye alınan buğday ürünü ile birlikte 2007 yılına ait dekara verim ve üretim
gideri ile ortalama kg. satış fiyatını gösterir resmi veriler getirtilip bilirkişi raporu
d e n e t l e n m e d e n karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde
hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile
hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin
harcının, istek halinde temyiz edene iadesine, 22.01.2009 gününde oybirliğiyle karar
verildi.