Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü, hemen bütün bilim adamlarının birleştiği ve Yargıtay uygulamasında kararlılık ifade eden ölçüye göre, hayatın olağan akışına aykırı iddiada ve savunmada bulunan tarafa düşer.
Davacı, ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanmış bulunmasıdır.
Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü Konusunda Görüşler
Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür (MK m. 6). Ancak iddialar karşılaştığında kimin ispat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek ismi gerek kazai içtihatlarda birtakım ölçülere yer verilmiştir.
- İleri sürdürdüğü bir vakıadan lehine haklar çıkaran kimse iddia ettiği olayları ispat etmelidir (Prof.Saim ÜSTÜNDAĞ, age, 1973 s.397).
İspat yükü daha kolay başarana düşer (Prof.Saim ÜSTÜNDAĞ, age, Federal Mahkeme Kararma atfen).
Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü ve Hayatın Olağan Akışına Ait İddialar
Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer.
Diğer taraftan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nevi’dendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür.
Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü ile ilgili bir Yargıtay kararı
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ E: 2002/4922 K: 2002/5896 T: 03/05/02
Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü ile İlgili Yargıtay kararının içeriği
- Davacı, ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanmış bulunmasıdır.
- Olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önceden götürme fırsatı bulamadığını kanıtlayamamıştır. Bu sebeple bu konudaki davanın reddine karar verilmesi gerekir.
- Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli Mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm nafaka, manevi tazminat, eşya alacağı ile küpe, saat ve yüzük yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
- 1-(…) 2-Yazılı delile aykırı tanık anlatımına itibar edilemez. Eşyalar yönünden tamamının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3-Küpe, saat ve yüzük yönünden davalı kocanın temyizine gelince: Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür (MK m. 6). Ancak iddialar karşılaştığında kimin ispat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek ismi gerek kazai içtihatlarda birtakım ölçülere yer verilmiştir. Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer.
Diğer taraftan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nevi’dendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür.
Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır.
Olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığım, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna rağmen Yukarıda yazılı ilkelerde hataya düşülerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın 2. bentte gösterilen sebeple davacı kadın lehine, 3. bentte gösterilen sebeple de davalı koca lehine BOZULMASINA, tarafların sair temyiz itirazlarının 1.bentte gösterilen sebeple reddi ile hükmün bozma dışında kalan ve temyize konu diğer bölümlerinin ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 03.05.2002.
Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü ve Uzman Avukat Kadrosu
Ziynet Eşyasının Kadının Üstünde Olduğunun Kabulü-İspat Yükü ile ilgili husumetlerde avukatın deneyimi çok önemlidir. Yargılama süresince mahkemeler titizlikle incelemeler yapacak ve her dava kendine özgü bir şekilde sonuçlandırılacaktır. Bu süreçte ziynet eşyalarının taksimi konularında uzman bir avukat, müvekkile zaman ve para konularında kayıp yaşatmamaya çalışacaktır.
